Sekiz ayını dolduran küçük oğlum iyice dillendi artık. Daha önce anlamsız sesler çıkartıyordu ama artık belirgin bir şekilde harfleri telaffuz edip anlamsız kelimeler söyleyebiliyor. Dört yaşına yaklaşmakta olan abisinin okulda olduğu sabah saatlerinde, hava da yağışlı değilse, Bağdat Caddesi'nde eşim, ben ve Kayra biraz yürüyüş yapıp bir kafede vakit geçiriyoruz. Kahve içtiğimiz, bazen yanında bir de kek ya da pasta paylaştığımız bu saatler, kitap okumak için de bulunmaz bir fırsat yaratmış oluyor. Kayra genelde uyumuş olsa da, uyanık olduğunda haliyle ilgi bekliyor. Bu yüzden okumayı bırakıp onunla biraz şakalaşıyoruz. Bir kıskançlığı tetiklememek için abisinin yanında fazla sevgi gösterisi yapmamaya özen gösterdiğimizden, onunla doyasıya şakalaşabildiğimiz bir fırsat da böylece elimize geçmiş oluyor. Bu saatlerdeki halimiz, eşimin makinesinden fotoğraflara işte gördüğünüz gibi yansıyor.
13 Şubat 2016 Cumartesi
Kitap, Kahve, Kek ve Biraz da Şaklabanlık
Sekiz ayını dolduran küçük oğlum iyice dillendi artık. Daha önce anlamsız sesler çıkartıyordu ama artık belirgin bir şekilde harfleri telaffuz edip anlamsız kelimeler söyleyebiliyor. Dört yaşına yaklaşmakta olan abisinin okulda olduğu sabah saatlerinde, hava da yağışlı değilse, Bağdat Caddesi'nde eşim, ben ve Kayra biraz yürüyüş yapıp bir kafede vakit geçiriyoruz. Kahve içtiğimiz, bazen yanında bir de kek ya da pasta paylaştığımız bu saatler, kitap okumak için de bulunmaz bir fırsat yaratmış oluyor. Kayra genelde uyumuş olsa da, uyanık olduğunda haliyle ilgi bekliyor. Bu yüzden okumayı bırakıp onunla biraz şakalaşıyoruz. Bir kıskançlığı tetiklememek için abisinin yanında fazla sevgi gösterisi yapmamaya özen gösterdiğimizden, onunla doyasıya şakalaşabildiğimiz bir fırsat da böylece elimize geçmiş oluyor. Bu saatlerdeki halimiz, eşimin makinesinden fotoğraflara işte gördüğünüz gibi yansıyor.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder