29 Mart 2022 Salı

Will Smith'in Tokadı

Her yerde Will Smith’in tokatı konuşuluyor. Benzer şiddet olaylarında da hep yorumlar havalarda uçmuştur. Ben özellikle bu tür olaylarda ortaya çıkan bazı kadınların yorumlarına gerçekten hayretler içinde kalıyorum. Herhalde bu kadınlar için şiddet kendilerine değil de kendileri uğruna yapılınca güzel bir şey oluyor.

Kadına şiddete hayır ama kadın uğruna şiddete evet???

Mesela, Eşkıya filmi çıktığında tanıdığım bütün kızların ortak fikri Keje’yi Berfo’nun Baran’dan daha çok sevdiğiydi. Çünkü Berfo onun için arkadaşını ihbar etmiş, para çalmış, şu bu suçlar işlemiş, hatta üstüne bir de karşılıksız çekle Cumali’nin ölümüne sebep olmuş. İşte bu yüzden o daha çok sevmiş! Stephen Hawking, kara deliklerin, ışık hızının gizemini çözecek araştırmalar yaptığını ama kadınları çözemediğini söylemiş ya. Ben çözdüğümü filan iddia etmiyorum ama bazı kadınlarda şiddet ve sevgi kavramlarının kesinlikle iç içe olduğunu düşünüyorum. Şiddetin yönü sevginin gücünü gösteriyor. Bir erkeğin başka bir erkeğe şiddet uygulamasında sakınca yok onlar için. Hele bir kadın uğruna yaparsa çok makul. Olur da bir kadın erkeğe uygularsa oh eline sağlık.

13 Şubat 2022 Pazar

Japonifikasyon

 "Japonifikasyon" tanımı henüz Türkçeye geçmedi. Dünya ekonomi literatüründe kısaca Japon ekonomisindeki son 30 yılın durgunluğunu ifade etmek için üretilmiş bir terim. Ekonomistlere göre bu durgunluk tüm büyük ülke ekonomilerinin er ya da geç başına gelecek. Bence ekonomi literatürüne "Türkifikasyon" diye ayrı bir tanım girmeli. Ekonomist değilim ama şu an Türkiye'de yaşanan ekonomik buhranın dünyada hiçbir ülkenin başına gelebileceğine inanmıyorum.


3 Ekim 2021 Pazar

Tokyo'dan Nilüfer Çiçekleri

Siz böylesi nilüfer çiçekleriyle dolu bir göle gittiniz mi hiç? Gezebildiğimiz zamanlardan iki fotoğraf paylaşayım dedim. Aslında öncelikle Instagram hesabımda paylaşmıştım ama blogumda da neden olmasın dedim. Kullandığı metni koruyarak burada da sizlerle paylaşıyorum. 

Eylülün bitmesine iki gün kala nilüferi görünce anlamışsınızdır fotoğrafların yazın çekildiğini. Ama bunlar tam 10 yaz öncesinden, 30.07.2011'den. Sizi bilmem ama ben nilüferlerin bu türünü hayatımda ilk kez o gün gördüm.

Japonya'ya henüz yerleşmeden önce turist olarak gezdiğim Tokyo'daydım. Ueno'ya gitmiştim. 10 yıl önce gayet yeniydi ama fotoğraf kalitesinden anlaşılacağı üzere artık gayet eski olan makinemle Shinobazu Gölü'nde (不忍池) çektim bu fotoğrafları. Bildiğim nilüferlerin aksine yaprakları suyun yüzeyine serili olmayıp dalları üzerinde yükselmişlerdi. Dua etmek için göğe açılmış avuçlar gibi içe bükülmüşlerdi. Rüzgarın hareket ettirmesiyle birlikte bazılarının içinde biriken su damlacıkları dans ediyordu. O yeşillerin arasında pırlanta gibi parlayan pembe çiçeklerin bazıları tüm görkemiyle açılmıştı. Görmüş olmaya alışık olduklarımdan çok daha büyüklerdi. Çoktan dökülmüş ya da dökülmek üzere olanlar da vardı. Bazıları ise diri bir şeftali şeklini almış açılmak için zamanını bekliyordu.

Bu pembe nilüferin kültürel bir anlamı var. Nelumbo Nucifera aynı zamanda kutsal nilüfer (lotus) olarak bilinir. Budizm ve Hinduizm kültüründe ruhsal uyanışa ve aydınlanmaya giden yolu simgeler. Aynı zamanda Hindistan'ın (ve Vietnam'ın) milli çiçeğidir. Bildiğim bilmediğim daha birçok anlamı, kültürü, tarihi içinde barındırır ama hiçbirini bilmeyip sadece güzelliğini izlemek yeter de artar bile.

4 Eylül 2021 Cumartesi

Japonya'da Yağmurlar

Japonya’da yağmurlar yaklaşık üç hafta sürdü. Birkaç günlük yaz sıcağının ardından dün tekrar yoğun yağmur almaya başladık. 

Temmuz ayının sonlarına kadar süren yağmur mevsiminin hemen ardından tayfunların başlamasıyla tüm yaz mevsimi boyunca plaj keyfi yapılabilecek bir imkân neredeyse olmadı. Tüm Japonların ortak söylemiyle ilk kez böyle bir yaz mevsimi geçiriyor ülke. Zaten Covid salgını nedeniyle geçen yıl yapamadıkları yaz tatilini bu yıl yapabilmek için bekleyen insanların hevesleri kursaklarında kaldı; ne salgın bitti, ne yağmur.
Bazı şehirlerde normalde bir yılda yağması gereken su miktarı sadece iki günde düştü. Birçok yerde toprak kaymaları oldu, can kayıpları yaşandı, evler yıkıldı. Taşan nehirler ağaçları da suyuna katıp denize döküldü. Sular yükseldi. Tomruklar dalgalarla birlikte sahillere vurdu.


İşte bu sahillerden biri de evimden sıklıkla yürüyüşe çıktığım Kurima (栗真) sahili. Fotoğrafını çektiğim görüntülere inanmak gerçekten güç. Sahil tomruklarla ve dalgaların getirdiği diğer çöplerle dolu. Denizin üzerinde hâlâ kıyıya ulaşmayı bekleyen tomruklar yüzüyor. Suların yükselmesini fırsat bilen balıkçılar ise sahile serpilmiş, yağışların mola vermesiyle oluşan sisin içinden olta atıyor.
___________________________________________
Mutlu Sayar'dan daha fazla fotoğraf için: instagram_muusensei